Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Acıbadem Sağlık Grubu, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin 7 kritik belirtisini duyurdu.
Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Acıbadem Sağlık Grubu, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, Türkiye’de her yıl yaklaşık 27 bin kadına tanı konulan hastalığın 7 önemli belirtisini açıkladı. Acıbadem, “Seven fark eder” kampanyasıyla kadınları düzenli kontroller ve farkındalık konusunda harekete geçmeye çağırdı.
Prof. Dr. Metin Çakmakçı, meme kanserinde en önemli hedefin belirti vermeden erken evrede tanı konulması olduğunu belirtti. Gelişen görüntüleme yöntemlerinin erken tanıyı kolaylaştırdığını ifade etti. Ayrıca fazla kilo, menopoz sonrası obezite, fiziksel aktivite azlığı, sigara, alkol ve bazı hormonal tedavilerin risk faktörlerini artırdığını ekledi.
Meme kanserinin en bilinen belirtisi memede yeni fark edilen bir kitledir. Özellikle daha önce olmayan, sert, düzensiz veya giderek büyüyen bir oluşum mutlaka değerlendirilmelidir. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, her kitlenin kanser olmadığını ancak yeni bir oluşumda hekim değerlendirmesinin şart olduğunu ifade etti.
Memelerden birinde daha önce olmayan belirgin büyüme, küçülme, şekil değişikliği veya asimetri dikkate alınmalıdır. Özellikle bu değişikliğin kısa sürede ortaya çıkması veya giderek belirginleşmesi durumunda muayene ve görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme yapılmalıdır.
Meme derisinde daha önce bulunmayan çöküntüler, içeri doğru çekilmeler veya portakal kabuğunu andıran görünüm meme kanserinin işaretlerinden biri olabilir. Kalınlaşma veya şişlik de bu tür değişiklikler arasında yer alır ve tümörün deri altındaki dokuları çekmesiyle ortaya çıkabilir.
Meme başının daha önce normal olan konumundan içeri doğru çekilmesi, yön değiştirmesi veya çevresinde yeni gelişen değişiklikler dikkate alınmalıdır. Özellikle tek taraflı ve yeni ortaya çıkan meme başı değişikliklerinde hekim değerlendirmesi gecikmeden yapılmalıdır.
Emzirme dönemi dışında meme başından kendiliğinden gelen, özellikle kanlı akıntı değerlendirilmesi gereken bir bulgudur. Meme başı akıntısının birçok farklı nedeni bulunsa da kendiliğinden ve tek memeden gelen akıntı ihmal edilmemelidir.
Meme derisinde yeni gelişen kızarıklık, pullanma, tahriş, kalınlaşma, kabuklanma veya meme başı çevresinde geçmeyen deri değişiklikleri de belirtiler arasındadır. Bu bulgular enfeksiyon gibi nedenlerle ortaya çıksa da tedaviye rağmen düzelmeyen durumlarda meme kanseri olasılığı dışlanmalıdır.
Meme kanserinde, hastalığın lenf bezlerini etkilediği durumlarda koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan bir şişlik fark edilebilir. Bu şişliklerin enfeksiyonlar başta olmak üzere farklı nedenleri olsa da açıklanamayan veya büyüyen bir şişlik dikkatle incelenmelidir.
Prof. Dr. Metin Çakmakçı, meme kanseri taraması ve kontrol programının kişinin yaşı, aile öyküsü ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Özellikle ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların risk değerlendirmesini daha erken yaptırması büyük önem taşımaktadır.
Erken tanının, meme kanserinin tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu belirten Çakmakçı, 40 yaş altındaki risk grubundaki kadınların düzenli ultrasonografi ve MR kontrollerini önerdi. 40 yaş sonrası kadınların ise her yıl ultrasonografi ve mamografi yaptırmalarının erken tanı şansını artırdığını ifade etti.
Hekim, Ekim ayının mesajının sadece meme kanserinin farkında olmak değil, kendi sağlığının sorumluluğunu almak olduğunu belirtti. Düzenli kontrolleri aksatmamak ve memede yeni bir değişiklik fark edildiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurmak kritik önem taşımaktadır.