Yaz aylarında artan gıda zehirlenmesi vakaları acil servislerde yoğunluğa neden oldu. Uzmanlar, yanlış muhafaza edilen gıdaların ölüme yol açabileceği konusunda uyardı.
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Bölümü İdari Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte gıda zehirlenmesi vakalarında ciddi bir artış yaşandığını açıkladı. Prof. Dr. Erdoğan, özellikle et, süt, yumurta, tavuk ve deniz ürünleri gibi çabuk bozulan gıdaların yanlış muhafazasının ölüme kadar varabilen sonuçlar doğurabileceği konusunda vatandaşları uyardı.
Prof. Dr. Erdoğan, yaz aylarında besin zehirlenmesi risklerinin katlandığını belirtti. Yiyecekler üzerindeki bakterilerin sıcaklarla hızla çoğaldığını vurguladı. Uzun süre dışarıda bekletilen ve soğuk zinciri bozulan gıdaların zehirlenme riskini artırdığını ifade etti.
Deniz ürünleri, tavuk ve açıkta kalmış yiyeceklerin yaz aylarında en çok dikkat edilmesi gereken gıdalar arasında yer aldığını söyledi. Mide bulantısı, kusma, ateş, ishal, baş dönmesi gibi şikayetlerin besin zehirlenmesi belirtileri olabileceğini aktardı. Özellikle sokak lezzetlerindeki midyelere karşı dikkatli olunması gerektiğini ekledi.
Zehirlenme şüphesi durumunda gecikmeden hekime başvurulması gerektiğini vurguladı. Geç başlayan zehirlenmelerin (48-72 saat sonra) daha ciddi ve sistemik olabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Erdoğan, “Zehirlenme ölüme götürebilir, götürmese bile çok ciddi şekilde rahatsız ve hasta hale getirebilir” ifadelerini kullandı.
Tavuk gibi besinlerin iç sıcaklığının 75 derecenin üzerine çıkarılarak iyi pişirilmesinin önemine değindi. Salmonella ve kampilobakter gibi ciddi bakterilerin yetersiz pişirme durumunda çoğalarak tifoya neden olabileceğini belirtti. Çocuklar, gebeler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastaların daha yüksek risk altında olduğunu ifade etti.
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne besin zehirlenmesi kaynaklı başvurularda ciddi bir artış yaşandığını kaydetti. Tarım ve Orman ile Sağlık Bakanlığı’nın denetimlerini sürdürdüğünü hatırlattı. Tüketicilerin yedikleri ve içtiklerinin hijyenine dikkat etmeleri, ürünlerin bayat olmadığından emin olmaları gerektiğini vurguladı.
Tedavi sürecinde hastanın genel durumunun, sıvı ihtiyacının, tansiyonunun ve hayati değerlerinin incelendiğini aktardı. Gerekli durumlarda serum takılabildiğini, zehirlenmenin türüne göre tedavinin değişebildiğini söyledi. Mantar zehirlenmesinde hastanın diyalize kadar gidebileceği örneğini verdi ve en sık tavuk ile midye gibi ürünlerden zehirlenmelerin görüldüğünü ekledi.