Akyazı’da 400 engelli öğrenci ve aileleri için düzenlenen Özel Eğitim Şenliği gelenekselleşti. Etkinlikte çocuklar doyasıya eğlenirken, aileler de protokol üyeleriyle bir araya geldi.
Sakarya’nın Akyazı ilçesinde, Akyazı Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle Güzlek Mesire Alanı’nda yaklaşık 400 engelli öğrenci ve aileleri için özel bir etkinlik düzenlendi. Etkinlik kapsamında tırmanma duvarı, yüz boyama, oyun alanları ve çeşitli gösterilerle çocuklar unutulmaz bir gün yaşadı. Gün boyunca süren aktiviteler, çocukların neşeli kahkahalarıyla renklendi.
Yıl boyunca çeşitli zorluklarla mücadele eden engelli çocuklar ve aileleri, bu etkinlik sayesinde günlük hayatın stresini bir kenara bırakarak eğlenceye odaklandı. Katılımın yoğun olduğu şenlikte, çocukların yüzündeki mutluluk dikkat çekerken, protokol üyeleri de ailelerle yakından ilgilendi.
Akyazı Belediye Başkanı Bilal Soykan, etkinlikte özel çocuklar ve aileleriyle vakit geçirerek şenliğin geleneksel hale geldiğini belirtti. Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen ‘Özel Eğitim Şenliği’ programı hakkında bilgi veren Soykan, Akyazı’da Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 480 özel birey bulunduğunu ve bunlardan 400’ünün aileleriyle birlikte etkinliğe katıldığını söyledi. Soykan, etkinliğin her yıl düzenlenmeye devam edeceğini ve devletin engelli bireylere gösterdiği ilhamla bu tür faaliyetlerin sürdürüleceğini ifade etti.
Akyazı Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Öztürk, ilçedeki tüm engelli öğrencilerin etkinliğe dahil edildiğini vurguladı. Birinci ve ikinci kademe özel eğitim öğrencilerinin katıldığı şenliğin temel amacının çocukları eğlendirmek olduğunu belirtti. Öztürk, Akyazı’daki tüm okullardan engelli öğrencilerin bu özel günde bir araya geldiğini sözlerine ekledi.
Otizmli evladının eğitimi ve tedavisi için İstanbul’dan Akyazı’nın Kuzuluk bölgesine taşınan Fatih Coşkun, yaşadığı süreci paylaştı. Oğlunun otizmini daha iyi anlatabilmek ve kaplıcanın tedaviye olumlu etkilerini gözlemlemek amacıyla bölgeye yerleştiklerini anlattı. Coşkun, kaplıca tedavisinin oğlunun öfke nöbetlerini azalttığını, günlük 10 saat arabayla gezdirerek müzik dinlettiğini ve otizmi topluma daha iyi anlatma gayretinde olduğunu belirtti. Bir baba olarak otizmi anlatmanın, ‘bir bedende iki can taşımak’ gibi olduğunu ifade etti.