Bir grup araştırmacı, hastanelerde sıklıkla kullanılan cihazlar aracılığıyla 3 ila 20 MHz arasındaki ultrason frekanslarının virüsler üzerinde denendiğini açıkladı. Yapılan çalışmalar sonucunda, ses dalgalarının neden olduğu mikroskobik titreşimlerin virüslerin dış zarlarını patlatabilecek kadar güçlü olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları, bu durumu “virüslerle mücadelede bağırmak” olarak adlandırarak, ses dalgalarının virüsleri etkisiz hale getirdiğini belirttiler. Bu yöntemde…
Bir grup araştırmacı, hastanelerde sıklıkla kullanılan cihazlar aracılığıyla 3 ila 20 MHz arasındaki ultrason frekanslarının virüsler üzerinde denendiğini açıkladı. Yapılan çalışmalar sonucunda, ses dalgalarının neden olduğu mikroskobik titreşimlerin virüslerin dış zarlarını patlatabilecek kadar güçlü olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları, bu durumu “virüslerle mücadelede bağırmak” olarak adlandırarak, ses dalgalarının virüsleri etkisiz hale getirdiğini belirttiler. Bu yöntemde kullanılan temel prensip, “akustik rezonans” olarak bilinmektedir. Ses dalgalarının frekansı, virüs zarının doğal titreşim frekansıyla uyumlu hale geldiğinde, enerji birikimi oluşmakta ve bu durum sadece virüs zarını hedef almaktadır. Yapılan deneylerde, çevredeki sağlıklı hücrelerin sıcaklık ve pH değerlerinin sabit kaldığı ve bu sayede yalnızca virüslerin zarar gördüğü gözlemlendi. Araştırmacılar, virüslerin küresel yapıları nedeniyle ultrason enerjisini daha etkili bir şekilde emdiklerini belirtmişlerdir. Bu fiziksel yaklaşımın, virüslerin şekilleri değişmese dahi etkili olabileceği öngörülmektedir. Uzmanlar, geleneksel antiviral ilaçların geliştirilmesinin karmaşık bir süreç gerektirdiğini vurgulayarak, ultrason yönteminin çevre dostu ve virüslere direnç oluşturmadığını belirtmişlerdir. Henüz klinik aşamada olmayan ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olan bu yöntemin, Zika, Deng humması ve Chikungunya gibi diğer virüsler üzerinde de etkili olabileceği üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Çalışmanın sonuçları, Scientific Reports dergisinde yayımlanmıştır.