Ağrıların Gizli Nedeni: Miyofasiyal Ağrı Sendromu

Prof. Dr. Koca, vücuttaki pek çok ağrının kökeninde miyofasiyal ağrı sendromu olabileceğini, MR bulgularının yanıltıcı olabileceğini ve tedavide bütüncül yaklaşımın önemini vurguladı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Ağrıların Gizli Nedeni: Miyofasiyal Ağrı Sendromu

Vücuttaki pek çok kas grubunda görülebilen miyofasiyal ağrının, özellikle boyun, sırt ve bel bölgelerinde daha sık ortaya çıktığı belirtildi. Prof. Dr. Koca, bu ağrıların omuz, kalça, uyluk, baldır, kol ve önkol gibi farklı bölgelerde de görülebileceğini ifade etti.

Örneğin, kalçadaki piriformis kasındaki bir tetik nokta siyatik benzeri ağrıya yol açabilir. Baldır kaslarındaki tetik noktalar ise bacağa yayılan ağrılara neden olabilir. Dirsek çevresi kaslarındaki miyofasiyal ağrı, tenisçi dirseği gibi durumlarla karıştırılabilir. Prof. Dr. Koca, bu noktada önemli olanın sadece ağrının olduğu bölgeye değil, ağrıyı tetikleyen mekanizmaya odaklanmak olduğunu vurguladı.

MR Bulguları ve Miyofasiyal Ağrı İlişkisi

Boyun veya bel ağrısı şikayetiyle başvuran hastalarda, çekilen MR’larda fıtık veya dejeneratif değişiklikler saptanabilir. Ancak Prof. Dr. Koca, MR’da fıtık görülmesinin, ağrının tek nedeni olduğu anlamına gelmediğini belirtti. Özellikle belirgin sinir basısı ve nörolojik bulguların olmadığı durumlarda miyofasiyal ağrının da mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Fıtık ve miyofasiyal ağrının aynı hastada birlikte bulunabileceğini kaydeden Prof. Dr. Koca, ağrının gerçek kaynağı netleştirilmeden gereksiz girişimsel işlemlerden veya cerrahi tedavilerden kaçınılması gerektiğini ekledi.

Kişiselleştirilmiş Miyofasiyal Ağrı Tedavisi

Miyofasiyal ağrı tedavisinde tek bir yönteme bağlı kalınmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Koca, hastanın kas yapısı, duruşu, hareket biçimi, eklem fonksiyonları, fasyal dokuları ve günlük yaşamdaki zorlanmalarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Tedavinin bu değerlendirmelere göre kişiye özel olarak planlanması gerektiğini söyledi.

Uygun hastalarda nöral terapi, kuru iğneleme, proloterapi, akupunktur, ESWT, lokal ozon, kuru kupa ve Graston uygulamaları, kinesio bantlama ve manuel terapi gibi yöntemlerden faydalanılabileceğini anlattı. Bu yöntemlerin seçiminin hastanın klinik durumuna göre yapıldığını ve germe, gevşeme ile uygun egzersizlerin de tedavinin önemli parçaları olduğunu sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Koca, amaçlarının sadece ağrıyı geçici olarak hafifletmek değil, ağrıya neden olan mekanizmayı ortaya çıkarıp mümkün olduğunca ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı. Bu nedenle kası, eklemi, hareket sistemini ve hastanın yaşam koşullarını bir arada değerlendirdiklerini belirtti.

Uzun süren ve tekrarlayan ağrılarda doğru tanının tedavinin en önemli adımı olduğunu belirten Koca, geçmeyen ağrılarda miyofasiyal ağrı sendromunun da akılda tutulması gerektiğini ve ağrının gerçek kaynağı belirlenmeden tedaviye başlanmaması gerektiğini ifade etti.

Benzer Haberler
Kanser Sanılan Mehmet Polat’ın Akciğerinden Yarım Santim Kemik Çıktı
Kanser Sanılan Mehmet Polat’ın Akciğerinden Yarım Santim Kemik Çıktı
Ağrıların Gizli Nedeni: Miyofasiyal Ağrı Sendromu
Ağrıların Gizli Nedeni: Miyofasiyal Ağrı Sendromu
24 Yıllık Sessizlik Bitti Kardeşlerin İlk Kelimeleri Duygulandırdı
24 Yıllık Sessizlik Bitti Kardeşlerin İlk Kelimeleri Duygulandırdı
Okul Başlangıcında Çocukların Sık Hastalanması Normal Mi Uzman Doktor Aileleri Uyardı
Okul Başlangıcında Çocukların Sık Hastalanması Normal Mi Uzman Doktor Aileleri Uyardı
Ahmet Bolat 48 Yaşında 30 Kilo Vererek Sağlığına Kavuştu
Ahmet Bolat 48 Yaşında 30 Kilo Vererek Sağlığına Kavuştu
Bilimsel Araştırma Uzun Süre Oturmanın Kanser Riskini Yükselttiğini Ortaya Koydu
Bilimsel Araştırma Uzun Süre Oturmanın Kanser Riskini Yükselttiğini Ortaya Koydu
Haberin Doğru Adresi
Türkiye'nin Sağlık Yaşam Platformu

İdeal Yaşam Haberleri

Hakkımızda
Copyright © 2025 Tüm hakları İdeal Yaşam saklıdır.