Yeterli Uykuya Rağmen Devam Eden Yorgunluğun 10 Nedeni Uzmanından Açıklandı

Yeterli uykuya rağmen devam eden yorgunluğun basit bir halsizlik olmadığına dikkat çeken Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, demir eksikliğinden kronik hastalıklara kadar 10 farklı nedeni sıraladı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Yeterli Uykuya Rağmen Devam Eden Yorgunluğun 10 Nedeni Uzmanından Açıklandı

Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, yeterli uykuya rağmen süregelen ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen yorgunluğun basit bir halsizlik olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Demir ve B12 vitamini eksikliği, tiroid hastalıkları, diyabet, uyku apnesi ve kronik rahatsızlıklar gibi pek çok farklı nedenin araştırılması gerektiğini vurguladı.

Uzm. Dr. Turşak, yorgunluğun tek başına bir hastalık olmayıp vücudun önemli bir sinyali olabileceğini söyledi. Özellikle yeterli uykuya ve dinlenmeye rağmen devam eden, artan veya başka belirtilerle birlikte görülen yorgunluğun ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.

Demir ve B12 Eksikliğinden Tiroid Hastalıklarına Yorgunluğun Nedenleri

Demir eksikliğinin, özellikle kadınlarda yorgunluğun sık rastlanan nedenlerinden biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Turşak, demirin vücutta oksijen taşınmasındaki kritik rolüne dikkat çekti. Eksikliğinde halsizlik ve enerji düşüklüğü yaşanabileceğini, ileri düzeyde kansızlığa yol açabileceğini ancak kansızlık gelişmeden de yorgunluk ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlerin görülebileceğini söyledi.

Yoğun adet kanaması olan kadınlarda demir eksikliğinin araştırılmasının önemini vurgulayan Turşak, bu durumun sadece beslenmeyle değil, altında yatan başka sorunlarla da ilişkili olabileceğini ekledi.

B12 vitamini eksikliğinin de halsizlik ve enerji düşüklüğüne neden olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, hayvansal gıdaları az tüketenler ve emilim problemi olan hastalarda B12 düzeylerinin kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti. B12 eksikliğinde yorgunluğa baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık ve nörolojik yakınmaların eşlik edebileceğini dile getirdi.

Folat eksikliğinin de benzer şekilde kansızlık ve yorgunluğa yol açabileceğini, D vitamini eksikliğinin ise bazı kişilerde yorgunluk ve kas güçsüzlüğüyle ilişkilendirilebileceğini sözlerine ekledi.

Tiroit bezinin metabolizma hızını düzenleyen hormonları ürettiğini hatırlatan Uzm. Dr. Turşak, hipotiroidi durumunda yorgunluk ve halsizliğin görülebileceğini söyledi. Yorgunluğa üşüme, kilo alma, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, uyku hali veya nabızda yavaşlama gibi belirtiler eşlik ediyorsa tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Uyku Apnesi ve Metabolik Hastalıklar Yorgunluğa Yol Açabilir

Yeterli uyunduğu halde sabahları dinlenememe ve gün içinde sürekli uyku halinin uyku apnesinin işareti olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, yüksek sesle horlama, uykuda nefes durması, sabah baş ağrısı ve gün içinde uyuklama gibi belirtilere dikkat çekilmesini istedi.

Uyku apnesinin uykunun kalitesini bozarak sabahları yorgun kalkmaya ve gün içinde enerji düşüklüğü yaşamaya neden olduğunu ifade etti.

Sürekli yorgunluğun diyabet gibi metabolik hastalıklarla da ilişkili olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, yorgunluğa sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, açıklanamayan kilo değişiklikleri veya bulanık görme gibi belirtiler eşlik ediyorsa kan şekerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yetersiz ve dengesiz beslenmenin enerji düşüklüğünü artırabileceğini söyleyen Turşak, işlenmiş gıdalar ve yüksek şekerli besinler yerine sebze, meyve, baklagiller, kaliteli protein ve tam tahıllardan zengin dengeli beslenmenin önemini belirtti. Yetersiz sıvı tüketiminin de yorgunluğa neden olabileceğini ekledi.

Depresyon ve stresin de yorgunluğun fiziksel nedenleri dışında kalan önemli sebepleri arasında yer aldığını belirten Uzm. Dr. Turşak, ilgi kaybı, isteksizlik, uyku düzeninde bozulma, konsantrasyon güçlüğü ve sürekli çökkün hissetme gibi belirtilerin ruhsal durumu değerlendirmeyi gerektirdiğini söyledi.

Bazı romatizmal hastalıkların da yorgunlukla kendini gösterebileceğini ifade eden Turşak, sabah tutukluğu, eklem ağrısı ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin yorgunlukla birlikte görülmesi durumunda romatolojik hastalıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.

Kronik böbrek hastalıklarının erken dönemlerinde belirti vermeyebileceğini ancak ilerledikçe halsizlik ve yorgunluğun ortaya çıkabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Turşak, hipertansiyon, diyabet veya kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde böbrek fonksiyonlarının düzenli kontrolünün önemini vurguladı.

Yorgunluğun toplumda en fazla endişe oluşturan nedenlerinden birinin kanser olduğunu belirten Turşak, tek başına yorgunluğun kanser göstergesi olmadığını ancak uzun süren ve açıklanamayan yorgunluğa istemsiz kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, kitle, dışkılama veya idrar alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren öksürük ya da olağandışı kanamalar gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka hekime başvurulması gerektiğini söyledi.

Sürekli yorgunluğun yaşam tarzı değişiklikleriyle düzelebileceğini veya altta yatan hastalığın erken tanısı için önemli bir uyarı işareti olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Turşak, haftalarca süren, artan veya günlük yaşamı etkileyen yorgunluklarda hekim değerlendirmesinin şart olduğunu belirtti. Hastanın öyküsü, muayenesi ve kan testleriyle demir, B12, folat, D vitamini, tiroit, kan şekeri, böbrek fonksiyonları gibi olası nedenlerin değerlendirilebileceğini ekledi.

Benzer Haberler
Yeterli Uykuya Rağmen Devam Eden Yorgunluğun 10 Nedeni Uzmanından Açıklandı
Yeterli Uykuya Rağmen Devam Eden Yorgunluğun 10 Nedeni Uzmanından Açıklandı
DSÖ Ebola Salgınını Dünyanın En Hızlısı İlan Etti
DSÖ Ebola Salgınını Dünyanın En Hızlısı İlan Etti
Nöroloji Uzmanı Açıkladı Beyin Sağlığı İçin Bu Vitaminler Çok Önemli
Nöroloji Uzmanı Açıkladı Beyin Sağlığı İçin Bu Vitaminler Çok Önemli
Baldır Kasları Vücudun İkinci Kalbi Olarak Kan Dolaşımını Destekliyor
Baldır Kasları Vücudun İkinci Kalbi Olarak Kan Dolaşımını Destekliyor
Akıllı Telefonla Sürekli Görsel Kaydetme Hafızayı Zayıflatıyor
Akıllı Telefonla Sürekli Görsel Kaydetme Hafızayı Zayıflatıyor
Bebeklik Şeker Tüketimi Yetişkin Sağlığını Etkiliyor Kansere Yakalanma Riski Düşüyor
Bebeklik Şeker Tüketimi Yetişkin Sağlığını Etkiliyor Kansere Yakalanma Riski Düşüyor
Haberin Doğru Adresi
Türkiye'nin Sağlık Yaşam Platformu

İdeal Yaşam Haberleri

Hakkımızda
Copyright © 2025 Tüm hakları İdeal Yaşam saklıdır.