Dermatoloji Uzmanı Dr. Yusuf Kelleci, botoks sonrası normal kabul edilmeyen belirtileri ve güvenli uygulama için kritik bilgileri paylaştı. İşte dikkat etmeniz gerekenler.
Medicana Çamlıca Hastanesi’nden Dermatoloji Uzmanı Dr. Yusuf Kelleci, botoks uygulamaları sonrası ortaya çıkabilecek ve normal kabul edilmeyen belirtiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Kelleci, bu tür vakaların botoksun riskli olduğu anlamına gelmediğini, asıl belirleyicinin işlemin uygulandığı koşullar ve kullanılan ürün olduğunu vurguladı.
Dünya genelinde milyonlarca kişiye uygulanan botoksun etkinliği ve güvenilirliği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bir yöntem olduğunu belirten Uzm. Dr. Kelleci, olumsuz örneklerin tüm uygulamaya yönelik güvensizlik oluşturmaması gerektiğini ifade etti. “Botoks, doğru endikasyonda, uygun dozda ve deneyimli uzman hekim tarafından uygulandığında son derece güvenli bir tedavidir.” diyen Kelleci, olumsuz vakaların genellikle standart dışı uygulamalar, kaynağı belirsiz ürünler veya yetkisiz kişiler tarafından gerçekleştirilen işlemlerle ilişkili olduğunu kaydetti. Kişilerin işlem yaptıracakları merkezi ve uygulayıcıyı titizlikle araştırmalarının büyük önem taşıdığını belirtti.
Toplumda çoğunlukla estetik amaçlı bilinen botoksun, dermatoloji ve diğer tıp branşlarında uzun yıllardır tedavi amacıyla da kullanıldığını söyleyen Uzm. Dr. Kelleci, botulinum toksininin alın çizgileri veya kaz ayağı görünümünü azaltmanın yanı sıra kronik migren, aşırı terleme (hiperhidroz), diş sıkma ve çene kaslarının aşırı çalışmasına bağlı sorunlar gibi pek çok sağlık probleminde başarılı sonuçlar verdiğini aktardı. Bu nedenle botoksun doğru endikasyonda uygulandığında estetikten çok daha geniş kullanım alanına sahip tıbbi bir tedavi olduğunu vurguladı.
Botoks ile botulizm kavramlarının karıştırıldığına dikkat çeken Uzm. Dr. Kelleci, botulizmin ciddi bir zehirlenme tablosu olduğunu, tıbbi botoks uygulamalarında ise aynı toksinin yüksek saflıkta, standartlaştırılmış ve çok düşük dozlarda kontrollü şekilde kullanıldığını açıkladı. Sorunların bilimsel standartların dışına çıkıldığında veya uygun olmayan ürünlerle işlem yapıldığında ortaya çıkabileceğini belirtti.
Botoks uygulamalarının mutlaka anatomi bilgisine hakim, eğitimli ve deneyimli uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Kelleci, yüz bölgesinin damar, sinir ve kas yapısının hassasiyetine dikkat çekti. Botoksun basit bir kozmetik işlem gibi görülmemesi gerektiğini, yanlış noktalara yapılan enjeksiyonların istenmeyen estetik sonuçların yanı sıra sağlık sorunlarına da neden olabileceğini ifade etti.
Botoks yaptırmayı düşünen kişilerin işlem öncesinde kullanılacak ürün hakkında bilgi istemekten çekinmemesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Kelleci, kayıt dışı ürünlerin ciddi riskler oluşturabileceğine işaret etti. Ürünün orijinal olması, uygun koşullarda saklanması ve Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış olması gerektiğini vurguladı. Kaynağı belirsiz ürünlerle yapılan uygulamaların hem beklenen etkinin görülmemesine hem de ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Botoksun her birey için uygun olmayabileceğini de belirten Uzm. Dr. Kelleci, işlem öncesinde ayrıntılı hasta değerlendirmesinin güvenli uygulamanın temelini oluşturduğunu söyledi. Gebelik ve emzirme dönemindeki kişilerde, bazı nöromüsküler hastalıklarda, aktif enfeksiyon varlığında veya uygulama bölgesinde enfeksiyon bulunan durumlarda botoksun önerilmediğini, kişinin kullandığı ilaçlar ve mevcut sağlık durumunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.
Botoks uygulamasında standart bir doz bulunmadığını ifade eden Uzm. Dr. Kelleci, her hastanın kas yapısı, mimik gücü, yaşı ve tedavi amacına göre kişiye özel planlama yapılması gerektiğini belirtti. Başarılı bir botoks uygulamasının amacının yüzü tamamen hareketsiz hale getirmek değil, doğal mimikleri koruyarak daha dinlenmiş ve sağlıklı bir görünüm elde etmek olduğunu söyledi. Doğru dozun, doğal sonucun en önemli anahtarı olduğunu vurguladı.
Botoks sonrasında ilk saatlerde dikkat edilmesi gereken kuralların tedavinin etkinliği açısından önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Kelleci, ilk dört saat boyunca yatılmaması, uygulama bölgesine baskı uygulanmaması ve masaj yapılmaması gerektiğini önerdi. Aynı gün ağır egzersiz, sauna, hamam ve çok sıcak ortamlardan kaçınılması gerektiğini, hastaların hekimlerinin önerilerine uymasının etkinliği artırdığını ve istenmeyen yan etkileri önlemeye yardımcı olduğunu ifade etti.
İşlem sonrasında enjeksiyon bölgesinde hafif kızarıklık, ödem veya küçük morlukların görülebileceğini belirten Uzm. Dr. Kelleci, ancak nefes almada güçlük, yutma güçlüğü, konuşmada bozulma, yaygın kas güçsüzlüğü, çift görme veya beklenenden belirgin göz kapağı düşüklüğü gibi belirtilerin normal kabul edilmediğini ve bu tür durumlarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
Son yıllarda sosyal medya üzerinden yapılan yoğun tanıtımların botoksu sıradan bir kozmetik uygulama gibi gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Kelleci, kişilerin yalnızca fiyat odaklı karar vermemesi gerektiğini vurguladı. Botoksun tıbbi bir uygulama olduğunu, sağlık uygulamalarında en düşük fiyatın her zaman en doğru tercih anlamına gelmediğini, işlemin nerede yapıldığı, kullanılan ürünün güvenilirliği ve uygulayıcı hekimin uzmanlığının fiyatın çok önünde değerlendirilmesi gereken kriterler olduğunu belirtti.
Uzm. Dr. Yusuf Kelleci, güvenli bir botoks uygulaması için işlem öncesinde sorulması gereken soruları sıraladı: İşlemi uygulayan kişi ilgili alanda uzman hekim mi? Kullanılacak ürün orijinal ve ruhsatlı mı? Bu uygulama benim sağlık durumuma uygun mu? Kullandığım ilaçlar botoks uygulamasını etkiler mi? Bana uygulanacak doz nasıl belirlenecek? İşlemden sonra etkiler ne zaman başlayacak ve ne kadar sürecek? Olası yan etkiler nelerdir? İşlem sonrasında nelere dikkat etmeliyim? Beklenmeyen bir durum gelişirse nasıl bir yol izlemeliyim? Kontrol muayenesi ne zaman yapılacak?
Uzm. Dr. Kelleci, botoks yaptırmayı düşünen kişilerin bilimsel yaklaşımı esas alan sağlık kuruluşlarını tercih etmeleri gerektiğini belirterek, botoksun doğru koşullarda uygulandığında hem yaşam kalitesini artıran hem de estetik ve tıbbi pek çok sorunun tedavisinde güvenle kullanılan etkili bir yöntem olduğunu söyledi. Vatandaşların işlem yaptırmadan önce doğru soruları sorması ve bilinçli hareket etmesinin hem istedikleri sonuca ulaşmalarını hem de olası risklerden korunmalarını sağlayacağını ekledi.