Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, çevresel faktörlerin izlenmesi ve yönetilmesinin insan sağlığının korunmasında kritik bir rol oynadığı vurgulanmıştır. Bu çerçevede içme-kullanma ve yüzme sularının kalite kontrolleri titizlikle gerçekleştirilirken, çevresel risklerin takibi, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi ve dijital izleme sistemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren “İklim Değişikliği…
Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, çevresel faktörlerin izlenmesi ve yönetilmesinin insan sağlığının korunmasında kritik bir rol oynadığı vurgulanmıştır. Bu çerçevede içme-kullanma ve yüzme sularının kalite kontrolleri titizlikle gerçekleştirilirken, çevresel risklerin takibi, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi ve dijital izleme sistemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren “İklim Değişikliği ve Sağlık Bilimsel Danışma Kurulu” koordinasyonunda, iklim değişikliğiyle ilişkilendirilen hastalıkların belirlenmesi ve önceliklendirilmesi amacıyla çalışmalar yürütülmektedir.
Çevre sağlığı kapsamında içme-kullanma suları, ambalajlı sular, yüzme suları, yüzme havuzları ve kaplıca sularının kalite izleme çalışmaları özenle yürütülmektedir. Su kalitesi verileri, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Çevre Sağlığı Bilgi Sistemi (ÇSBS) aracılığıyla elektronik ortamda düzenli olarak takip edilmektedir. Geçen yıl güncellenen ÇSBS sayesinde, kaynaklar, su depoları, şebeke sistemleri, numune alma noktaları ve analiz sonuçları tek bir merkezden izlenebilmektedir. Mobil uygulamaların entegrasyonuyla sahadan alınan su numunelerinin analiz sonuçları anlık olarak takip edilebilmektedir.
Yüzme sularına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, denize veya göle kıyısı bulunan 35 ilde mikrobiyolojik izleme faaliyetleri düzenli olarak gerçekleştirilmektedir. Belirlenen izleme noktalarından alınan numuneler 15 günde bir analiz edilerek yüzme alanlarının kalite durumu sürekli olarak gözlemlenmektedir. 2025 yılı izleme sonuçlarına göre yüzme alanlarının yüzde 93’ü iyi ve üzeri kalite sınıfında yer almaktadır. Aynı dönemde, yüzme alanlarının yüzde 82’si “mükemmel”, yüzde 11’i “iyi”, yüzde 4’ü ise “yeterli” kalite sınıfında bulunmaktadır.
Türkiye’deki mavi bayraklı yüzme alanı sayısı bu yıl 577’den 580’e yükselirken, Türkiye dünya genelinde üçüncü sırada yer almaya devam etmektedir, sadece İspanya ve Yunanistan’ın ardındadır. Mavi bayraklı yüzme alanlarının sayıları şu şekildedir: Antalya’da 232, Muğla’da 113, İzmir’de 60, Balıkesir’de 45 ve Aydın’da 39. Yüzme suyu kalitesine ilişkin veriler vatandaşlarla paylaşılmakta olup, yüzme alanlarının konum bilgileri, analiz sonuçları, kalite sınıflandırmaları ve yüzücü sağlığı ve güvenliği bilgilerine “yuzme.saglik.gov.tr” adresinden erişilebilmektedir.