İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Diyetisyen Edanur Usta, hazır aromalı buzlu kahvelerin yüksek şeker ve kalori içeriği nedeniyle sağlık riskleri taşıdığını belirtti.
İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Diyetisyen Edanur Usta, yaz aylarında sıkça tüketilen hazır ve aromalı buzlu kahvelerin yüksek şeker, kalori ve mikrobiyolojik riskler taşıdığına dikkat çekti. Usta, bu içeceklerin sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek, dehidrasyon, kilo alımı ve gıda zehirlenmesi gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Diyetisyen Usta, sade kahve, su ve buzdan hazırlanan buzlu kahvelerin düşük kalorili olduğunu ifade etti. Ancak aromalı şuruplar, karamel sosları ve krema ilavelerinin içeceklerin kalori ve şeker miktarını ciddi oranda artırdığını vurguladı. Özellikle gizli şeker kaynaklarının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Kahvenin ana aktif bileşeni olan kafeinin diüretik etki gösterdiğini kaydeden Usta, sıcak havalarda kaybedilen sıvının su yerine kahveyle telafi edilmesinin dehidrasyon riskini yükseltebileceğini söyledi. Buzlu kahveler serinlik hissi verse de günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağının su olması gerektiğini aktardı.
Hazır satılan buzlu kahvelerin gizli şeker ve doymuş yağ içeriği önemli bir risk oluşturuyor. Diyetisyen Edanur Usta, kremalı ve aromalı standart bir buzlu kahvenin 300-500 kalori ile 40-60 gram ilave şeker içerebildiğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütü, günlük ilave şeker tüketiminin yaklaşık 25 gramı geçmemesini öneriyor; tek bir bardak aromalı buzlu kahveyle bu sınırın iki katına ulaşılabildiğini vurguladı.
Yaz aylarında süt içeren buzlu kahvelerde hijyen koşullarının büyük önem taşıdığını Usta vurguladı. Yetersiz soğutulan veya uzun süre oda sıcaklığında bekletilen sütlü kahvelerde gıda zehirlenmesine yol açabilen bakterilerin hızla çoğalabileceğini ifade etti. Düzenli temizlenmeyen buz makinelerinin de mikrobiyolojik kontaminasyon açısından risk oluşturduğunu ekledi.
Sade espresso veya cold brew bazlı kahvelerin düşük kalorili olduğunu belirten Diyetisyen Usta, şurup, krema ve ilave şekerle hazırlanan kahvelerin yüksek glisemik yüke sahip içeceklere dönüştüğünü söyledi. Bu durumun kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olarak iştahı artırabileceğini ve uzun vadede insülin direnci ile metabolik sendrom riskini yükseltebileceğini açıkladı.
Sağlıklı yetişkinler için günlük güvenli kafein sınırının yaklaşık 400 miligram olduğunu Diyetisyen Usta aktardı. Gün içerisinde hem sıcak hem de buzlu kahve tüketildiğinde bu sınırın farkında olmadan aşılabildiğini belirtti. Aşırı kafein tüketiminin çarpıntı, hipertansiyon, anksiyete, uykusuzluk ve mide şikâyetlerine yol açabileceğini ifade etti.
Hamile ve emziren kadınların günlük kafein tüketimini 200 miligram ile sınırlandırması gerekiyor. Diyetisyen Usta, hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, reflü ve gastrit gibi sağlık sorunları bulunan kişilerin de buzlu kahve tüketiminde dikkatli olmaları gerektiğini belirtti. Çocuklar ve ergenlerde ise özellikle yüksek şeker içeren buzlu kahvelerin kontrollü tüketilmesi gerektiğini vurguladı.
Aç karnına tüketilen kafeinli içeceklerin mide asidi salgısını artırabileceğine değinen Diyetisyen Usta, özellikle reflü, gastrit veya ülser öyküsü bulunan kişilerde mide yanması ve sindirim sistemi şikâyetleri görülebileceğini ifade etti. Bu nedenle buzlu kahvenin hafif bir öğünden sonra tüketilmesinin daha uygun olduğunu kaydetti.
Kilo kontrolü sağlayan kişilerin doğru içerikle hazırlanmış buzlu kahveleri tüketebileceğini Diyetisyen Usta belirtti. Cold brew veya espresso bazlı sade ya da sütlü kahvelerin tercih edilebileceğini, aromalı şuruplar yerine tarçın veya vanilya özütü gibi doğal aroma vericilerin kullanılabileceğini söyledi. Evde hazırlanan kahvelerde içerik tamamen kontrol edilebilirken, hazır ürünlerde etiket okunmalı; glikoz-fruktoz şurubu, karamel sosu, krema ve ilave şeker içeren ürünler mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.
Yaz aylarında serinlemek isteyenlere Diyetisyen Usta, vücudun sıcak havalarda öncelikli ihtiyacının su dengesini korumak olduğunu hatırlattı. Buzlu kahvelerin su yerine değil, keyif amaçlı ve doğru içerikle hazırlandığında ara öğün alternatifi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağının her zaman su olması gerektiğini vurguladı.