Türkiye’de kişi başı günlük şeker tüketimi, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği sınırın beş katına çıkarak 100-150 grama ulaştı. Uzmanlar kronik hastalık riskine dikkat çekti.
Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemal Ergin, Türkiye’de günlük kişi başı şeker tüketiminin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen sınırın beş katına çıkarak 100-150 grama ulaştığını bildirdi. Dr. Ergin, aşırı şeker tüketiminin insülin direnci, Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları tetiklediği uyarısında bulundu. DSÖ, günlük serbest şeker alımının toplam enerji ihtiyacının yüzde 5’ini, yani yaklaşık 25 gramı aşmamasını tavsiye ediyor.
Dr. Ergin, yüksek şeker alımının yalnızca kilo artışıyla sınırlı kalmadığını belirtti. Özellikle paketli ürünlerdeki fruktozun karaciğer yağlanmasıyla ilişkili olduğunu vurguladı. Yüksek şeker tüketimi, trigliserit seviyelerini ve kronik iltihabi süreçleri etkileyerek kalp-damar hastalıkları riskini artırıyor.
Şeker tüketiminin böbrek ve beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Dr. Ergin, kan şekeri dalgalanmalarının vücuttaki yaşlanma mekanizmalarıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. Aşırı şeker tüketimi, alzaymır hastalığıyla ilişkilendirilen insülin direnci nedeniyle “Tip 3 diyabet” olarak da adlandırılabiliyor.
Dr. Ergin, şeker tüketiminin sadece çay ve kahveye eklenen miktarla sınırlı olmadığını vurguladı. Paketli gıdalar, gazlı içecekler, hazır soslar ve geleneksel tatlılar gibi ürünlerin gizli şeker kaynakları barındırdığını belirtti. Tüketicilerin ürün etiketlerini dikkatle incelemesi gerektiğini ekledi.
Dr. Ergin, şeker tüketimini azaltmanın sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarıyla mümkün olduğunu ifade etti. Ürün etiketlerinde glikoz şurubu, fruktoz ve maltoz gibi bileşenlere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Gazlı ve şekerli içecekler yerine su ve sade maden suyu tercih edilmesi önerildi.
Uzman, çay ve kahveye eklenen şeker miktarının kademeli olarak azaltılmasını tavsiye etti. İşlenmiş tatlılar yerine meyve gibi doğal alternatiflere yönelmek gerektiğini belirtti. Tatlandırıcı kullanmayı düşünenlerin ise ürün seçimi konusunda bilinçli hareket etmesi önem taşıyor.
Stevia bitkisi içerikli ve eritritol içeren tatlandırıcıların şeker tüketimini azaltma sürecinde gündeme geldiğini ifade eden Dr. Ergin, bu tür alternatiflerin kişisel ihtiyaçlar ve tüketim miktarı göz önünde bulundurularak tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.