Doç. Dr. Yağmur Minareci, rahim ağzı kanserinin enfeksiyonlarla karıştırılan kritik belirtilerini açıkladı. Erken teşhis için hangi bulgulara dikkat edilmeli?
Doç. Dr. Yağmur Minareci, rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için hayati öneme sahip belirtilerin sıklıkla enfeksiyon veya hormonal değişikliklerle karıştırılabildiğini duyurdu. Minareci, cinsel ilişki sonrası kanama, olağandışı vajinal akıntı ve geçmeyen pelvik ağrı gibi bulguların tekrarlaması veya uzun sürmesi halinde mutlaka tıbbi değerlendirme gerektirdiğini belirtti. Bu açıklama, kadın sağlığında farkındalığı artırmayı hedefliyor.
Doç. Dr. Minareci, kişilerin kendi normalinden farklı, açıklanamayan ve kalıcı değişiklikleri önemsemesi gerektiğini vurguladı. Kadınların, bu tür belirtileri görmezden gelmemesi gerektiğini, zira erken teşhisin tedavi başarısında kritik rol oynadığını ifade etti. Uzman doktor, rahim ağzı kanserinde gözden kaçan on belirtiyi detaylandırdı.
Cinsel ilişki sonrası tekrarlayan kanamalar dikkatle değerlendirilmelidir. Enfeksiyonlar veya iyi huylu polipler de kanamaya yol açabilir, ancak tekrarlayan kanamayı normal kabul etmek risk taşır.
Beklenmeyen zamanlarda görülen lekelenme veya kanama, özellikle daha önce bu şikâyeti olmayan kadınlar için araştırılmalıdır.
Menopoz döneminden sonra ortaya çıkan her türlü kanama, asla normal kabul edilmemelidir. Tek bir kez bile görülse, bu durumun sebebi mutlaka uzmanlar tarafından araştırılmalıdır.
Adet miktarının belirgin şekilde artması veya adet süresinin alışılmışın dışına çıkması önem arz eder. Bu değişiklikler, jinekolojik bir değerlendirme gerektirebilir.
Kadının alışık olmadığı şekilde gelişen sulu, kanlı veya kötü kokulu akıntılar dikkate alınmalıdır. Akıntının rengi, kokusu, miktarı veya yapısındaki kalıcı bir değişiklik araştırma gerektirir.
Cinsel ilişki sırasında hissedilen ağrı; enfeksiyon, kuruluk veya endometriozis gibi farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Şikâyet sürekli hale geliyor veya ilişki sonrası kanamayla birlikte görülüyorsa kontroller aksatılmamalıdır.
Uzun süren pelvik, kasık veya bel ağrısı tek başına rahim ağzı kanserine özgü değildir. Ancak ağrının geçmemesi, giderek artması ve anormal kanama veya akıntı gibi başka belirtilerle birlikte görülmesi önemlidir.
Diyet veya yaşam tarzı değişikliği olmadan gelişen belirgin kilo kaybı ve iştahsızlık farklı hastalıklarda da görülebilir. Bu yakınmaların diğer belirtilerle birlikte ortaya çıkması halinde tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk tek başına rahim ağzı kanserine özgü bir belirti değildir. Ancak diğer uyarı işaretleriyle birlikte görülüyorsa önemsenmelidir.
Hastalığın ileri dönemlerinde pelvik bölgedeki lenfatik dolaşımın etkilenmesine bağlı olarak bacaklarda şişlik görülebilir. Bu bulgu damar ve lenf sistemi hastalıkları gibi birçok farklı nedene de bağlı gelişebilir.
Doç. Dr. Minareci, belirtilerin büyük bölümünün iyi huylu hastalıklarda da görülebileceğini ifade etti. Ancak açıklanamayan değişikliklerin ortaya çıkması, tekrarlaması veya inatçı şekilde devam etmesi durumunda tıbbi müdahalenin önemini vurguladı. Rahim ağzındaki kanser öncüsü değişiklikler çoğu zaman belirti vermediğinden, yalnızca şikâyetlere güvenilmemesi gerektiğini belirtti. Uzman doktor, yaşa, sağlık öyküsüne ve önceki test sonuçlarına uygun HPV ve Pap smear taramalarının düzenli olarak yapılması gerektiğini ekledi.