Türkiye’de menopoz yaşının düşüşüyle artan erken menopoz riskine karşı Prof. Dr. Onur Erol, güncel tıbbi ve yaşam tarzı yaklaşımlarını açıkladı.
Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Onur Erol, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Erol, Türkiye’de ortalama 46-48 yaş bandına düşen menopoz yaşının, sigara, obezite ve hareketsizlik gibi yaşam tarzı faktörleriyle erken menopoza dönüştüğünü belirtti. Uzman isim, bu sürecin güncel tıbbi yaklaşımlar ve sağlıklı alışkanlıklarla yönetilebileceğini vurguladı.
Prof. Dr. Onur Erol, menopozu tamamen geciktirmenin veya önlemenin mümkün olmadığını ifade etti. Genetik faktörlerin en önemli belirleyici olduğunu aktardı. Yaşam tarzının erken menopoza girişi geciktirebileceğine dikkat çekti.
Hormon tedavisinin şikayetleri hafiflettiğini ancak menopozu geciktirmediğini belirtti. Rapamycin ve over dokusu dondurma gibi deneysel yaklaşımlar henüz güvenli bir geciktirme yöntemi sunmuyor. Sigara, aşırı alkol tüketmeme, antioksidan beslenme ve düzenli egzersiz erken menopoz riskini azaltabiliyor.
Prof. Dr. Onur Erol, menopoz şikayetlerini hafifletmede en etkili yöntemin menopozal hormon tedavisi olduğunu açıkladı. Özellikle sıcak basması ve gece terlemesi şikayetlerinde güçlü etki gösterdiğini belirtti. Tedavi, 60 yaşından önce veya menopozun ilk 10 yılı içinde başlandığında fayda sağlıyor.
Günümüzde ciltten emilen formlar ve düşük dozlar tercih ediliyor. Bu tedavi kemik kaybını yavaşlatmaya, vajinal kuruluğu azaltmaya ve genel yaşam kalitesini yükseltmeye yardımcı olabiliyor.
Hormon tedavisi kullanamayan kadınlar için yeni seçenekler de bulunuyor. Prof. Dr. Erol, Fezolinetant ve elinzanetant gibi ilaçların sıcak basmalarını azaltabildiğini aktardı. Bazı antidepresanlar, gabapentin ve bilişsel davranışçı terapinin de semptomları hafifletebildiğini belirtti.
Vajinal kuruluk ve idrar yolu şikayetleri için lokal östrojen kremleri veya hormon içermeyen nemlendiriciler öneriliyor. Her tedavi kişiye özel planlanmalı; meme kanseri öyküsü ve damar tıkanıklığı riski dikkatle değerlendirilmelidir.
Prof. Dr. Erol, alternatif ve destekleyici yaklaşımlara da değindi. Soya ürünleri ve keten tohumu gibi bitkisel takviyelerin bazı kişilerde hafif rahatlama sağlayabildiğini ancak doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini ifade etti.
Yoga, meditasyon, nefes egzersizleri ve akupunktur sıcak basması, uyku sorunları ve stres yönetiminde destek olabiliyor. Omega-3, D vitamini, magnezyum ve B grubu vitaminler, eksiklik durumunda semptomları hafifletebiliyor. Biyoeşdeğer hormonlara ise dikkatli yaklaşılması gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Onur Erol, menopoz sürecinde Akdeniz tipi diyeti tavsiye etti. Bol sebze, meyve, tam tahıl, zeytinyağı ve balık tüketiminin önemini vurguladı. Kafein, baharatlı ve sıcak yiyeceklerin sıcak basmasını tetikleyebileceğini belirtti.
Haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapılmasını önerdi. Kas ve kemik sağlığı için haftada 2-3 gün direnç veya ağırlık antrenmanı eklenmesini tavsiye etti. Uyku hijyenine dikkat çekerek, odayı serin tutmayı ve düzenli saatlerde yatıp kalkmayı önerdi.
Stres yönetimine önem verilmesi gerektiğini belirten Erol, mindfulness veya meditasyonun yardımcı olabileceğini aktardı. Beyin sisi veya ruh hali dalgalanmaları yaşanıyorsa profesyonel destek alınmasını önerdi. Kemik ve kalp sağlığına dikkat edilmesi, kalsiyum ve D vitamini ihtiyacının karşılanması gerektiğini ifade etti.
Vajinal sağlığın göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, düzenli nemlendirici kullanımını önerdi. Cinsel aktivite veya lokal tedaviler kuruluğu azaltmada etkili olabiliyor. Adet düzensizliği veya sıcak basması gibi durumlarda jinekoloğa başvurulması önem taşıyor.